Bu Blogda Ara

20 Haziran 2010 Pazar

HAMMEDDE FİYATLARI YÜKSELMEYECEK...

PAGEV BAŞKANI SELÇUK AKSOY; 


HAMMADDE FİYATLARI 




YÜKSELMEYECEK PLASTİK


SEKTÖRÜ RAHAT NEFES ALACAK...

Türk plastik sektörü küresel krizin ve iç pazardaki talep azlığının etkisiyle, 2008 yılını yüzde 5’lik büyüme ile kapattı. Geçtiğimiz yıl yüzde 15’lere varan büyüme rakamları elde eden sektör, 2008 yılındaki yavaşlamaya rağmen yine de Türkiye ortalamasının üzerine çıkmayı başardı. Plastik sektörü, 2008 yılında iç pazarda umduğunu bulamazken, yaralar ihracatla sarıldı.
PAGEV (Türk Plastik Sanayicileri Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı) Başkanı Selçuk Aksoy, plastik sektörünün 2008 yılını değerlendirirken, önümüzdeki yıla ilişkin beklentilerini de ortaya koydu. Plastik sektörünün ağırlıklı olarak ambalaj ve inşaat sektörlerine ürün verdiğini belirten PAGEV Başkanı Selçuk Aksoy, bunları ev gereçleri, beyaz eşya ve otomotivin izlediğini söyledi. Aksoy, 2008’de iç pazarda, özellikle de inşaat sektöründe tüketimin önemli oranda azaldığını vurgulayarak, buna karşın plastik ihracatının hızlı artışına devam ettiğini dile getirdi.
Petrol fiyatlarındaki rekor artışlara paralel olarak plastik hammadde fiyatlarının Ağustos ayına kadar hızla tırmandığını, bu durumun plastik üreticilerini zora soktuğunu kaydeden Selçuk Aksoy, “Firmaların işletme sermayelerini zorlayan yüksek hammadde fiyatları, dünyadaki talebin kesilmesi ile birlikte çok hızlı bir şekilde düştü. Bu kez de yüksek fiyatlardan hammadde alan ve elinde pahalı stok bulunan firmaların canı yandı” diye konuştu.
Aksoy, buna karşın 2009 yılında körfez bölgesinde yeni yatırımlar devreye gireceği için hammadde bolluğu yaşanacağını belirterek, talep çok olsa da arz fazlalığı nedeniyle fiyatların yeniden yükselmeyeceğini öngördüklerini söyledi. Aksoy’a göre hammadde fiyatlarının düşük seyretmesi, 2009 yılında plastik sektörünün büyümesini sağlayacak ve işletme sermayeleri bu sene daha az zorlanacak. Ayrıca düşük maliyetli plastik ürünlerin yaygınlaşması açısından bir avantaj da yaratabilecek.
PAGEV Başkanı Selçuk Aksoy, plastik sektöründe 2009’un ikinci yarısında bir canlanma beklediklerini söyledi. Ambalaj sektörünün 2009 yılında aynı seviyeleri koruyacağını belirten Aksoy, “İkinci büyük pazarımız olan inşaat sektörü mutlaka canlandırılmalı ve desteklenmeli. Otomotiv ve beyaz eşyada kaybettiğimiz ihracat rakamlarının yerini belli oranda iç piyasanın doldurması gerekiyor. Bunun için tüketicinin yerli ürünleri tercih etmesini sağlamamız lazım. WTO’un kurallarına ters düşmeyecek şekilde yerli üretilen ürünlerin alınması cazip hale getirilmeli” dedi.
Türkiye’nin bugüne kadar ihracata dayalı bir sanayi politikası izlediği ancak son 5 yılda Türkiye’nin ihracat artışının, dünyadaki uluslararası ticaret artışıyla aynı oranda gerçekleştiği bilgisini veren PAGEV Başkanı Selçuk Aksoy, Türkiye’nin bu sürede sadece büyüyen pastadaki payını sabit tuttuğunu vurguladı. Ülkemizin bundan sonra oldukça küçülen uluslararası pazarda ancak katma değeri yüksek ve stratejik rekabet gücü olan ürünler ile kendine yer bulabileceğini belirterek, “İhracattaki devlet desteklerinin satış cirosuna göre değil mutlaka yaratılan katma değere göre şekillendirilmesi gerekiyor. Böylece ihracatımızın içindeki ithalatın payı da azalacaktır. Plastikten elde edilen ürünler, yüksek katma değer yaratma gücüyle bu konuda büyük bir avantaja sahip” diye konuştu.
Selçuk Aksoy, ara malı üretiminin canlandırılması için de önerilerini dile getirdi ve şunları söyledi: “İhracatçılar bugüne kadar değerli TL ve Dahilde İşleme Rejimi’nin sağladığı KDV muafiyeti nedeniyle ithal ara sanayi mallarına yönelmişti. TL’nin değer kaybetmesi, yerli ara malı üreticilerinin rekabet gücünü belli oranda iyileştirdi. Buna karşılık ara malı üretiminin canlanması için asıl olarak yerli ara malı üreticilerinin de Dahilde İşleme Rejimi’nden yararlanmaları sağlanmalı.”

Plastik sektöründe Avrupa`da 6. sıradayız

PAGEV Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Uysal, `Türkiye şu anda 3 milyon ton plastik ile Avrupa`da İspanya`dan sonra 6. sırada bulunuyor` dedi.

FAHRİ SARRAFOĞLU Türk plastik sektörü 2010 senesinde 6,6 milyon tona ulaşacağını kaydeden Plastik SanayicileriAraştırma Geliştirme ve Eğitim Vakfı(PAGEV) Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet UysalTürkiye`nin şuanda 3 milyon ton plastik ile Avrupa`da İspanya`dan sonra 6. sırada geldiğini dile getiriyor.

Uysal`ın verdiği bilgiye göre Türkiye`de şu anda 200 bine yakın insan plastik işleyen fabrika ve atölyelerde çalışıyor. İşte Uysal`la yaptığımız ekonomi söyleşimizin ayrıntıları; 

Sektördeki büyüme konusunda neler söyleyeceksiniz? 

Geçmişi son 40 yıla dayanan Türk plastik endüstrisi çok hızlı bir büyüme kaydetmektedir. 2000 senesinde 2,2 milyon ton olan plastik kullanımı, 2003 senesinde 3 milyon tona dayanmıştır. Bu şekilde gelişen Türk plastik sektörü 2010 senesinde abartısız 6,6 milyon tona ulaşacaktır. Türkiye şuanda 3 milyon ton plastik ile Avrupa`da İspanyadan sonra 6. sırada gelmektedir. Sektörde kaç firma bulunuyor? Türkiye`de 7 binin üzerinde üretici firma mevcuttur. Bunlardan 4 bini aşan kısmı İstanbul`dadır. İhracat rakamları konusunda da bilgi alsak? Türkiye`nin plastik ve kauçuk hammadde ve mamul eşya ihracatı 2003 senesi için 2 milyar 700 milyon dolar civarındadır. 

Bu rakama ihraç ürünlerinde girdi olarak kullanılan ambalaj malzemelerinin büyük payı da eklenirse 3 milyar doların üzerinde bir ihracatımızı var. Peki sektör şu an AB`ye hazır 
mı? Plastik sektörü teknolojik olarak AB`ye hazır. Kaldı ki PAGEV bu konuda adımlarını daha önce atıp, EuPC`ye (Avrupa Plastik İşleyenler Birliği) tam üye olmuştur. Ancak ilgili bakanlıkça üye aidatımızın ödenmesi konusunda bir sıkıntımız söz konusudur. 

Sektörün acil çözüm bekleyen sorunları nelerdir? 

Öncelikle Çin ve uzak doğudan gelen ürünlerin oluşturduğu sıkıntıyı sayabiliriz. Ayrıca enerji ve işçilik maliyetlerinin yüksekliği, kaçak işçi ve elektrik kullanımının yol açtığı haksız rekabet ortamı, özellikle PETKİM`in ürettiği bazı hammaddelerde anti-damping vergisinin uygulanması ve K.D.V. oranlarının yüksekliği sayılabilir. Plastik ve çere kirliliği hakkında ne düşünüyorsunuz? Türkiye`de plastiklerin toplanarak geri dönüşümü sağlanan kısmı yüzde 85 seviyelerindedir ve bu gerçekten yüksek bir geri dönüşüm oranıdır. Kalan miktar ise 150-200 yılda doğadan kaybolmaktadır. Bu şekilde baktığımızda plastiğin doğayı bozmayıp, canlı yaşamını tehdit etmediğini söyleyebiliriz. 

Petkim, talebe yetişemiyor PETKİM ile ilgili görüşleriniz nelerdir? 

Özelleştirilmesi ya da özelleştirilememesi ile ilgili? Petkim üretim kapasitesi itibarı ile bugün sektör ihtiyacının yüzde 30`luk bir kısmına cevap verebilmektedir. Yıllardır üretim artışı için hiçbir ciddi yatırım yapılmamıştır. Her geçen günde üretim alt yapısının revize edilememesi sebebi ile verimliliği daha da düşmekte rantabilitesini kaybetmektedir. Özelleştirmede Petkim ayrılmaz bir unsur olarak Tüpraş`la birlikte özelleştirilmeliydi. Çünkü Petkim`in ana üretim hammaddesi olan naftanın tek üreticisi Türkiye`de Tüpraş`tır. Şu anda Petkim nafta tedariki konusunda sıkıntı çekmekte yurtdışından bu ihtiyacını gidermenin yollarını aramaktadır.

25 Mayıs 2010 Salı

SEKTÖRÜN TÜRKİYE'DEKİ GELİŞİMİ


        Kimya endüstrisinin alt kolu olan plastik sektörünün Türkiye'de geçmişi 1960'lı yıllara dayanmaktadır. En hızlı büyüyen sektörlerden biri olarak dikkat çeken plastik, Türkiye'de özellikle 90'lı yıllardan sonra hızlı büyüme trendi yakalamıştır. Türkiye'de yıllık kişi başı plastik tüketimi bugün ortalama 40 kg civarındadır. Türkiye'de plastik sektörü, genç ve doymamış bir pazara sahip olduğundan tüketim her geçen gün artış göstermektedir. Plastik sektöründe yüzde 90'ı KOBİ olmak üzere 6.000 civarında firma faaliyet göstermekte ve yüzlerce çeşit mamul üretilmektedir.
Firmaların yaklaşık olarak yüzde 30'u ambalaj, yüzde 15'i inşaat, yüzde 11'i tekstil, yüzde 10'u ev eşyası, yüzde 10'u otomotiv ve yüzde 9'u teknik parça sektörlerine mamul üretmektedir. Yüzde 15'i ise geri kalan diğer sektörlere yönelik üretim yapmaktadır.
2002 - 2008 yılları arasında plastik sektörünün yüzde 88'i ithal olmak üzere 3,1 milyar dolarlık makine teçhizat yatırımı yaptığı tahmin edilmektedir. Bu yatırımların tevsi, modernizasyon, darboğaz giderme, yenileme amaçları ile yapıldığı ve sektörün üretim kapasitesinin hızla artmasını sağladığı bilinmektedir. Yurtiçi plastik tüketiminin yanı sıra ihracatın da son yıllarda yıllık artış hızının yüzde 25'leri aşmasının nedeni, kurulu kapasitenin artmış olması olarak gösterilmektedir.
Yüzde 30 düzeyindeki atıl kapasitenin, küresel krizin olumsuz etkisinin yanı sıra diğer önemli bir nedeni de sektörde çok sayıda firmanın geleneksel mamuller üreterek faaliyet göstermesidir. Küresel krizin uzun sürmesi halinde finansal yapısı güçlü olmayan firmaların sektörü terk etmesi ve doğal bir seleksiyon yaşanarak, ileriki yıllarda firma sayısının azalmasına yol açabilecektir.

PATATES PLASTİĞE DÖNÜŞÜYOR...



       Bilindiği gibi şeker üretiminin başlıca iki temel kaynağı var. Bunlardan biri ülkemizdeki 30 şeker fabrikasının hammadde olarak kullandığı pancar, diğeri ise nişasta içeriği yüksek mısır, patates gibi ürünler. Halen şeker üretiminde haksız rekabeti önlemek üzere kota uygulaması var. Dolayısıyla şeker ve nişasta ürünleri pazarı büyük işletmeler tarafından paylaşılmış durumda. Ancak dünyadaki son gelişmeler nişastanın yalnız şeker için değil, bazı plastik hammaddelerinin üretiminde de baz olarak kullanılacağını gösteriyor.
‘Biyoplastik' olarak adlandırılan bu tür maddelerin özellikle gıda ambalajlamasında önemli yararlar sağlayacağı öteden beri biliniyor.
Türkiye'de mısır tüketimi yaklaşık 3.5 milyon ton, üretim ise 2 milyon ton civarında. Oluşan açık, ithalatla kapatılıyor. Üstelik mısır fiyatları patatese göre daha yüksek. Mısır nişastasından biyoplastik üretimi şimdilik ekonomik değil. Buna karşın Türkiye'de yaklaşık 6 milyon ton patates üretiliyor ve kalitesi dünya standartlarına göre hayli yüksek. Üstelik çoğu zaman arz fazlası var.
İlk kez Japonya'da üretildi
Anadolu'da üretilen patatesin kalite özelliği nişasta içeriğinden geliyor. Bileşenler biyoplastik üretimini karşılayabilecek nitelikte. Bugüne kadar mısır ve kolza üzerinde gerekli transgenik değişimler yapılarak polimerik zincirlerden oluşan ‘parçalanabilir' nitelikte plastik üzerine denemeler yapıldı. Bu kez patates üzerinde yoğunlaşması bugüne kadar elde edilen deneyimlere dayanıyor.
Kuramsal olarak ilk uygulama Japonların Osaka Ulusal Araştırma Enstitüsü'nde Hiromasa Ogawa tarafından gerçekleştirilmiş. Süreç çok hızlı ilerliyor. Kulağa garip gelse de elde edilen plastik bir ambalaj materyali için oldukça dayanıklı.
Diğer nişasta türlerine göre daha geniş granül yapısı ve yüksek viskozite elastikiyeti patates üzerinde yoğunlaşmayı sağlamış. Çoğu kişinin bilmediği bir gerçek bu ilginç gelişmenin mantıksal açıklamasını da yapıyor. Patates nişastası kâğıt sektörünün önemli girdilerinden biri… Burada yüksek viskozite özellikli stabil esterleri kullanılıyor. Ayrıca tekstil endüstrisinde elyaf dokusuna sertlik kazandırmak için tercih ediliyor. Son zamanlarda ilaç sektöründe dönüşebilir ambalaj malzemesi olarak uygulanması da gündemde.
Asıl önemli devrim ise piyasadaki teknik ifadesiyle ‘polistren' olarak bilinen ‘köpük' üzerinde olacak. Yeni nesil üretimler bu çok hafif yalıtım malzemesinin patates nişastasından elde edilmesiyle gerçekleşecek. Bu konuda halen öncü üretimler yapılıyor, elde edilen sonuçlar ise oldukça ümit verici.
Ambalaj için ideal malzeme
Patatesten elde edilecek plastiklerin en önemli özelliği değişen koşullarda bile toksik etki göstermeyişleri. Kimyasal değişime uğramalarına rağmen doğada mikroorganizmalar tarafından yok edilmeleri onları geleceğin çevreci malzemeleri arasına katıyor. Bu türden plastiklere teknik ifadesiyle ‘biyo-bozunur' (biodegradable) denmesi bundan.
Sonuç olarak fazla teknik malumata girmeden şunu söylemek mümkün: Patates nişastası gibi ülkemizde kolaylıkla elde edilebilen, maliyeti düşük bir hammaddenin çevreci bir plastiğe dönüştürülmesi sınaî girişimciler için oldukça ilginç bir konu olabilir. Daha da önemlisi doğrudan patatesi hedef alarak kurulacak entegre tesisler umulan olası maliyetleri daha da aşağıya çekebilir.
Geleceğin tamamen çevreci ürünlere doğru yöneldiği düşünülürse proses olarak bu proje üzerinde yoğunlaşmak hiç de fantastik bir girişim değil.
Dikkati çeken son gelişmeler oldukça ilginç: Örneğin patates nişastasından plastik ve plastik türevleri üreten yeni prosesler için ABD Ulusal Patent Enstitüsü'ne hatırı sayılır başvuru var. Bu teknolojiyi geliştiren bazı kurumlar ise şimdiden ürün çeşit sayısını artırmaya çalışıyor.
www.plastonline.com (adresinden alınmıştır.)

16 Mayıs 2010 Pazar

DÜNYADA NÜKLEER ENERJİ...

Bazı ülkelerin nükleer enerji payları:

Fransa: %77, Belçika: %58, Slovak Cumhuriyeti: %53, Ukrayna: %46, İsveç: %44, Macaristan: %39, G. Kore: %39, İsviçre: %36, Japonya: %34, Almanya: %31, Finlandiya: %31, İspanya: %27, İngiltere: %23, ABD: %20, Çek Cumhuriyeti: %20, Rusya Federasyonu: %15, Kanada: %13, Arjantin: %8, Güney Afrika Cumhuriyeti: %7, Hindistan: %4.


Dünya şartları böyle iken halen ülkemizdebir nükleer santral kurulabilmiş değildir. Bazı çabalar ise sonuçsuz kalmıştır.
Ülkeler, enerji politikalarını belirlerken enerji kaynakları,dışa bağımlılıkları, coğrafi durumları, nüfus artışı hızı, finansman durumu, enerji kaynaklarında çeşitlilik gibi değişkenleri dikkate almaktadırlar. Bu nedenle her ülkenin kendine özgğ bir enerji politikası olmalıdır. Konuya bu çerçeveden bakıldığında, dünyada nükleer enerjiden vazgeçildiğini söylemek son derce yanıltıcı olur.
Aralık 2000 tarihi ile Eylül 2002 tarihi arasında dünyada kurulu bulunan nükleer santral sayısı      
438'den 442'ye çıkmıştır. Kurulu kapasite ise 351.000 MW'dan 357.000 MW'a çıkmıştır.

LİSTEYE GİREN 180 KİŞİ EĞİTİME TABİ TUTULACAK...

Plastik sektörü için AB'den 120 bin avro destek...     
        
        Plastik sektöründe bölgesel mesleki eğitim ve istihdam projesi için AB'den 120 bin avro sağlandığı bildirildi.
Ege Plastik Sanayicileri Dayanışma Derneği (Ege Plasder) Başkan Yardımcısı Kazım Sertdemir, İzmir'de artan işsizliğe çözüm bulmak ve plastik sektöründe duyulan nitelikli eleman ihtiyacına cevap vermek amacıyla, dernek tarafından sunulan "Plastik Sektöründe Bölgesel Mesleki Eğitim ve İstihdam Projesi" nin hibe almaya hak kazandığını belirtti.
        AB destekli Merkezi Finans İhale Birliği'nin (MFİB) finanse ettiği, İŞKUR'un kontrolünde yürütülecek projenin bütçesinin 120 bin avro olduğunu kaydeden Sertdemir, mesleki eğitimlerin proje ortağı Mazhar Zorlu Plastik Endüstri Meslek Lisesi'nin plastik uygulama atölyelerinde ve laboratuvarlarında gerçekleştirileceğini söyledi.
        Plastik enjeksiyon, plastik film ve plastik extruzyon operatörlüğü alanında maksimum 20 kişinin 3 periyotta toplam 180 kişinin eğitim alacağını ve ilk grubun eğitiminin 7-8 Mart günlerinde başlayacağını ifade eden Sertdemir, şu bilgileri verdi: " Proje hedefleri, plastik sektörü alanında işsiz, vasıfsız gençlerin mesleki eğitim ve istihdamını, ailelerine ve topluma sosyal uyumları sağlamak, plastik sektörünün eleman ihtiyacını ve niteliklerini belirlemek, sektörün ihtiyaç duyduğu vasıflı elemanları yetiştirmek, iş gücü talep ve arz taraflarının diyalog kurmasını sağlamaktır. 16 ile 29 yaş arasında işi ve mesleği olmayan vasıfsız kişiler işkur'a başvurabilecek.
Listeye giren 180 kişi eğitime tabi tutulacak. Katılımcıların mesleki eğitim sürecindeki tüm masrafları yürütülen projeden karşılanacaktır.

SEKTÖR DIŞI İKİ HABER ama paylaşmak istedim...

Japon bilim adamları kablosuz internet bağlantısı sinyallerini engelleyen duvar boyası icat etmişler...
        Kablo karmaşasını yok ettiği ve maliyetleri düşürdüğü için yaygınlaşan kablosuz internet bağlantıları, yetkisiz erişim sorununu da bereberinde getiriyor. Şifrelense bile "kırılabilen" ve bir anda tüm bir ağa yabancıların dolmasına neden olan kablosuz internet ağları artık daha güvenli bir hale gelecek. 

Kurşuna karşı jel...
       İngiltere'de kurşun veya şarapnellere karşı özel bir jel geliştirdi. Jelin askeri kıyafetlerde kullanımı planlanıyor.

11 Mayıs 2010 Salı

SEKTÖRDEN HABERLER...!!!!!!

Tepro makine ve Krauss Maffei yeni pazarlara yeni makineleriyle açılıyor...
          Yeni ürettikleri ürünlerle yeni pazarlara açılmayı hedefleyen firma yetkilileri yeni makine serisi ile plastik enjeksiyon makinelerinde elektrik tüketiminin % 75 azaldığı bilgisini verdiler.

 PAGEV ve secretcv.com plastik sektörü için işbirliği yaptı.
 PAGEV üyesi plastik firmalara Secretcv.com'un özel fiyatları ile eleman arayabilecek.
          Plastik sektörü ülkemizde hızla büyüyen sektörlerden biri konumunda bulunuyor. Avrupa'nın en büyük 5. plastik işleme kapasitene sahip olan sektörde , 5 binin üzerinde firma faaliyet gösteriyor.
Türk plastik sektöründe 200 binin üzerinde kişi istihdam ediliyor ve her yıl 20 bine yakın kalifiye elemana ihtiyaç duyuluyor.
          Plastik sektörünün hızlı gelişimini sürdürmesi için insan kaynağının büyük önem taşıdığına inanan Türk Plastik Sanayicileri Araştırma Geliştirme ve Eğitim Vakfı (PAGEV), sektör firmalarının eleman ihtiyacının karşılanmasına yönelik olarak Türkiye'nin en büyük insan kaynağı portallarından Secretcv.com ile işbirliği yaptı.
          Yapılan işbirliği sayesinde, PAGEV üyesi firmalar artık tüm eleman arayışlarında Secretcv.com'u kendilerine özel fiyatlar ve sadece PAGEV üyesi firmalar için hazırlanan paketler ile birlikte kullanma şansına sahip olacaklar. PAGEV üyesi plastik firmaları ayrıca Secretcv.com'da yayınlanan tüm iş ilanları eş zamanlı olarak www.pagev.org.tr adresinden de takip edebilecekler. Secretcv.com ile yapılan işbirliği, PAGEV'İN yanı sıra kardeş kuruluşu Plastik Sanayicileri Derneği (PAGDER) üyelerinide kapsayacak.


Aktekin Plastik müşterilerine özel kalıp ve klişe üretimi yapıyor.
          Plastik sektörüne hizmet vermek üzere 1968 yılında İzmir'de aile şirketi olarak kurulan ve 1993 yılında kurumsallaşan Aktekin Plastik Ambalaj Sanayi, üretimini artırarak büyümeye devam ediyor.
Ürün grupları:  Kimyevi grup ambalajları
                      Deterjan ve temizlik grup ambalajları
                      Gıda grup ambalajları
                      Zirai grup ambalajları 
                      Medikal ve sağlık ambalajları 
                      Yan sanayi ambalajları


Farmamak'tan gıda sektörü için yüksek oksijen bariyerli folyo ve termoform ürünler.
          Farmamak tarafından üretilen ve kalınlığı 250-1500 mikron arasında değişebilen PET, C-PET, PET-G, PP, PS ve PVC bazlı folyolar, özellikle gıda ve ilaç sektöründe kullanılmaktadır.
                      
Yüksek hızlı ve performanslı enjeksiyon kalıpları için, yeni digitemp.
          Özellile, otomotiv, beyaz eşya ve gıda ambalajı sektörlerindeki üstün performanslı ve yüksek hızlı plastik enjeksiyon kalıpları için ihtiyaç duyulan düşük su sıcaklıklarının(<80C ile 100C) sağlanabilmesi amacıyla geliştirilen Yeni Digitemp Termoşartlandırıcı üniteleri piyasadaki yerini bulmuş bulunuyor.


Plastik & Ambalaj Tekonolojileri Dergisi Nisan 2010


10 Mayıs 2010 Pazartesi

SEKTÖRDEN HABERLER...!!!!!



        Son yıllarda üzerinde ve Avrupa'da gelişmiş ülkelerde uygulanan geri dönüşüm Türkiye'de de önemli bir sanayi haline geldi. 1 ton kullanılmış kağıt atığının geri dönüşümünün, 16 adet yetişmiş çam ağacının kesilmemesi, 85 metre karelik ormanlık alanın korunması anlamına geldiğini ifade eden uzmanlar, geri dönüşümün plastik ve metallerde aynı oranda tasarruf sağlayacağı yönünde görüş bildiriyorlar.

Sahalar Hurda Metal İthalat ve İhracat Sanayi Tic. Ltd. Ştİ. İşletme ortaklarından Şaban Saha


      
        Ülkemizin tek ambalaj merkezi olan TSE Ambalaj Labaratuarı Müdürlüğü tarafından , 1988 yılından beri her yıl düzenlenen ve 2009 yılının Haziran ayında 22'incisi gerçekleştirilen 'Altın Ambalaj' yarışmasında dereceye giren firmaların ödülleri törenle sahiplerini buldu.






       Uçak Plastikt'ten 30 milyon dolarlık teknoloji yatırımı:


Türkiye'nin ilk ve tek yerli plastik çöp konteyner üreticisi Uçak Plastik, 30 milyon dolarlık teknolojik yatırım gerçekleştirdi.

       DOĞADA YOK OLAN KALEMLE en çevreci kobi oldu....
Plastik kalem üreticisi Steppen, 180 gün içinde doğada gübre haline dönüşen tükenmez kalem üretti.
İSO'dan "En Çevreci Kobi" ödülünü kazandı.
Yeşil Kalemin özellikleri:
Steppen ödül kazandığı kalemleri Erguvan ve Gökhan'ın gövdesinde geri dönüştürülmüş kağıt kullanılıyor. Kağıt Hindistan'dan ithal edilirken kalemin burun,buton ve klips bölümünde kullanılan madde için de mısır nişastası küspesinden türetilmiş biyoplastik malzeme kullanıyor. Bu malzemede Kore ve Almanya'dan ithal ediliyor.
Kalemin özelliği 180 gün içinde gübre haline gelmesi . Yaşlandırma testlerine göre, kalemin yüzde 91'i doğada 1-3 yıl arasında çözünüp yok oluyor. Kalemin mürekkep içeriğinde ise ağır metal ve zehirli madde yok.
 
Plastik & Ambalaj Teknolojisi Dergisi Nisan 2010 sayısı'ından alınmıştır.
   

Petkim 2009 karnesi

Petkim’in 2009 karnesi:

Net Satışlar :                                                                     2.057.459 bin TL
Brüt Üretim :                                                                     2.956.800 ton
Net Kar :                                                                          114.035 bin TL
İhracat (60 Ülkeye) :                                                         347 milyon USD
İstihdam :                                                                          2421
2009 yılı kapasite kullanım oranı :                                       %91
Yatırım tutarı :                                                                   69.858 bin TL
ISO 500 (2008) sıralaması :                                              15’inci
Yurt içindeki Pazar payı :                                                   %26


Plastik & Ambalaj Dergisi   Nisan 2010 sayısından alınmıştır.